KALİMERO

KALİMERO
...ama bu haksızlık!!!
Gezi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gezi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Haziran 2012 Perşembe

Tatil 2012

Epeydir yoktum ortalıkta, bu arada tatile de gittim geldim geçen hafta. İşten güçten daha bugün bakabildim çektiğimiz fotoğraflara ama ı-ıııh bir tatil yazısı hazırlayabilecek hiç bir şey yok ortada-şiir gibi mi yazıyorum ne =)- O yüzden geçen sene olduğu gibi yine kuru kuru yazıyla anlatacağım=)
Geçen hafta sevgilimle öyle bir daraldık ki evde, ne yapsak ne yapsak diye düşünürken en iyisinin tatile gitmek olduğuna karar verdik ve hemen apar topar rezervasyon yaptırıp çıktık yola. Çok da iyi yapmışız bana kalırsa, çünkü geçen sene temmuz sonu-ağustos başı gibi çıktığımız için tatile, hava o kadar bunaltıcıydı, oteller o kadar kalabalıktı ki tatil de hafiften işkence modunda geçmişti=)
Son anda karar verdiğimiz için fazla maceraya atılmadık ve zaten daha önce defalarca konakladığımız bir beldede karar kıldık: Belek =) Geçen sene de yazmıştım Belek'in denizinden hiç hoşlanmıyorum ama tesisler tembel tembel yatıp kafa dinlemek isteyenler için dört dörtlük gerçekten. En azından otelde değişiklik yapalım dedik ve Susesi Luxury Resort'un yollarına düştük. Ben zaten adını ilk duyduğumdan beri merak ediyordum kendisini, Susesi nasıl bir huzurlu, nasıl bir emekli mekanı ismidir böyle=)
 Görüldüğü üzere gerçekten çok büyük bir tesis, zaten giriş işlemlerini tamamladıktan sonra tesisin haritasını takdim ediyorlar ki biz haritayı yanımızdan ayırmadık beş gün boyunca=)
Havuz sevmeyen bir insan olarak ben bu havuza bayıldım mesela, adı üstünde Susesi zaten=)
Odamız normal oda olmasına rağmen hem banyosu, hem kendisi gayet geniş ve ferahtı. Yemekler özellikle de tatlılar -ki ben tatlı da sevmem evet- gerçekten çok güzeldi. Hizmet ise olağanüstüydü. Gak deyince su, guk deyince ekmek deriz ya işte onun vücut bulmuş halini düşünün. Bu kadar güler yüzlü insanı nereden bulmuşlar da bir araya getirmişler anlayamadık. Sanki beş günlük tatil yapmaya gelen insanlar değilmişiz de, otel sahibinin bizzat kendisi imişiz gibi bir tutum sergilediler konakladığımız süre boyunca-ve evet örnekler çoğaltılabilir bu konuda=)- Yalnız bir arada kendimizi Rusya'da hissettik, lobiden tutunda kat görevlisine, animatörüne kadar çalışanların çoğu Rus ve Türkçe bilmiyorlar haliyle=) İlk günler İngilizce konuşarak anlaşma yoluna gitmiş olsam da bir süre sonra Fransız vari bir milliyetçilik kabardı içimde ve kendi memleketimde niye başka bir dilde meramımı anlatmak zorunda kalayım ki düşüncesiyle İngilizce konuşmaya çalışan cennet hurisi tipli Rus kızlarına bön bön bakmayı tercih ettim, agresif bir dönem yaşıyordum ondan da olabilir tabi=)
Uzun lafın kısası benim bugüne kadar tatil yapmış olduğum tesisler içinde açık ara farkla en beğendiğim Susesi Luxury Resort oldu. Yattığı yerden tatil yapmayı sevenlere kesinlikle tavsiye olunur, tabi çocuk olunca durumlar nasıl oluyordur onu bilemiyorum ama bu kadar misafirperver bir tesis ona da güzel çözümler bulmuştur herhalde diye düşünüyorum=)

18 Temmuz 2011 Pazartesi

Tatile devam...

Bir önceki yazımda 3 gün Voyage Belek' te konakladıktan sonra Kemer' e geçtiğimizden bahsetmiştim. Daha önce günü birlik geziler dışında eşimle Kemer' e gitmediğimiz için büyük bir titizlikle kalabileceğimiz otelleri gözden geçirdik ve en sonunda hakkında çevremizdeki insanlardan da çok güzel şeyler duyduğumuz Amara Wing Resort' te karar kıldık.
Amara Wing Resort' ün çok daha ufak bir arazi üstüne kurulmuş olduğu için Voyage Belek' e kıyasla bayağı  küçük ve kompakt bir tesis olduğunu söyleyebilirim. Bundan dolayı da VB' de ne zaman deniz veya havuz başına inerseniz inin mutlaka boş bir şemsiye altı bulmanız mümkün fakat AWR' de işinizi şansa bırakmanızı hiç tavsiye etmem, özellikle de ziyaretiniz bizimki yaz sezonuna denk gelmişse. Aynı durum alacarte restoran rezervasyonlarınız için de geçerli, bizim gibi açık büfe yerine alacarte tercih ediyorsanız biraz atik davranmanız gerekecek benden söylemesi=) Ama şunu da eklemem gerekiyor, personel o kadar nazik ve misafirperver ki eğer bir şekilde sezlong bulamadıysanız hemen sizin için bir şeyler ayarlamaya ve problemi çözmeye çalışıyorlar.
Gelelim deniz ve kumsala... Gerçekten Kemer' in denizi çok nefis, zaten otelin plajı mavi bayraklı. Pek de deniz meraklısı olmayan eşimi bile denizden çıkarmak çok zor oldu diyebilirim=) Plaj çakıl taşı ağırlıklı kumdan      oluşuyor. Eğer benim gibi kum plaja alışkınsanız bavulunuza esnafın sörfçü ayakkabısı dedikleri Vans benzeri ayakkabılardan koymayı unutmayın derim.
Otel animasyon açısından çok kuvvetli diyebilirim, bizim gibi animasyona hiç yüz vermeyen insanlar bile otelin bütün animatör kadrosunu ezbere sayacak hale gelebilir bir kaç gün sonra =) Özellikle akşam yapılan aktiviteler bence gerçekten çok güzeldi. Her akşam Woody bar denilen mekanda bir müzik grubu sahne aldı, biz eşimle sahneye yakın bir masada oturup martinilerimizi yudumlamayı tercih etsek de çoğunluk kurtlarını bir güzel döktü diyebilirim=) Cuma akşamı ise havuz başında gala gecesi vardı ki Rio' lu dansçılar sayesinde karnaval havasında geçti.
Yemekler de gerçekten çok güzel ve özenliydi, her akşam başka bir mutfağın günüydü ana restoranda, ala carte' larda masa bulamama durumumuzu hafifletti diyebilirim bu konsept=) Bistroların menüleri de o kadar zengindi ki öğle yemeklerini ana restorana gitmeden bistrolarda geçirdik. Barmenler de işlerinin ehliydi gerçekten, en leziz Cosmopolitan' larımı içtim tatil boyunca=)
Daha önce de dediğim gibi aklıma gelenler bunlar ama bahsetmediğim bir konuda yorumumu öğrenmek isterseniz sormanız yeterli=)  

10 Temmuz 2011 Pazar

TATİL=)

Uzun zamandır eşimle dört gözle beklediğimiz tatilimizden az önce döndük. İnsan tatilde yorulur mu, vallahi yorulmuşuz ve evimizi özlemişiz ama çok güzel bir sekiz gün geçirdik, darısı diğer tatil planları yapanların başına=)
Antalya yaşadığımız ile çok yakın, günü birlik geziler yapmak bile mümkün, o yüzden tatil planlarımızı yaparken Antalya odaklı düşündük ve 3 günümüzü Belek' de, 5 günümüzü ise Kemer' de geçirmeye karar verdik. 
Eğer deniz-kum-güneş üçlüsü ve armut piş ağzıma düş türü bir tatil düşünüyorsanız Belek' de kalınabilecek bir sürü tesis var ama Voyage Belek' in yeri bizim için apayrı çünkü balayımızın bir haftasını bu otelde geçirmiştik ve gerçekten çok memnun kalmıştık. Memnuniyetimizin nedeni biraz da deluxe oda tercihimizden dolayı olmuştu, zaten bütün katta neredeyse sadece balayı çiftleri kalıyordu=) Bu sefer normal odada kalmaya karar verdik. Önce biraz deluxe odanın farklarından bahsedeyim balayı için otel arayanlar varsa aranızda diye...
 Bunlar sitelerinden aldığım deluxe odanın fotoğrafları, 2. resimde gördüğünüz oda planı bizim kaldığımızın aynısıydı. Hem terasında hem de banyosunda jakuzisi var, terasında aynı zamanda sezlonglar da olduğu için güneşlenmek istiyorsanız terasa çıkmanız yeterli. Minibarda soft içecekler yanında gin, viski ve vodka gibi içkiler de bulunuyor, yani güzel bir içki hazırlayıp jakuzinin keyfini çıkarabilirsiniz. Sabahları eğer isterseniz odanıza mükellef bir kahvaltı ve gazete geliyor. Her akşam arayıp bir sonraki akşam hangi ala carte restoranta gitmek istediğinizi öğrenip rezervasyonunuzu yapıyorlar. Biz balayımızı hiç ana restoranta uğramadan geçirmiştik=) Ücretsiz olarak gidebileceğiniz ala cartelar İtalyan, Fransız, Türk, Çin, Meksika, Rum ve balık, ücretli olarak ise Japon restorantı var, ücret olarak çok fazla bir şey değil bu arada. Her gün odaya pastaneden yeni çıkmış kuru pasta ve meyve sepeti servisi var. 
Ben pek havuz insanı değilim, belki bütün çocukluğumun yazlarını Kumburgaz' daki yazlığımızda geçirdiğim içindir bilmiyorum havuza girmek bana pek bir şey ifade etmiyor, bir de ne bileyim en pis denizi en temiz havuza tercih ederim açıkçası, hal böyle olunca denizin nasıl olduğunundan bahsetmeden geçemeyeceğim gerçi bilen bilir Belek' in denizi çok temiz olsa da nedense ne zaman gitsem bulanık ve dalarken gözlerimi açtığıma her zaman beni pişman edecek kadar tuzlu ama plaj kum olduğu için benim için çok da mühim bir durum değil bu. Otelde ana havuzun ve müzik yayını olmayan relax havuzun yanında bir de sadece 16 yaşından büyüklerin girebildiği adult havuz var ki balayı çiftleri veya çocuksuz çiftler için en iyi tercih bence burası. Açık büfe restorantlar için de aynı şey geçerli, bir ana restorant, bir de adult restorant var ki bence henüz çocuk sahibi olmamış veya o devirleri çoktan atlatmış kimseler için oldukça güzel düşünülmüş bir durum =) Havuzların yakınında da bar ve bistroların bulunduğunu söylememe gerek yoktur zaten. 
Dediğim gibi biz bu sefer normal oda da kaldık, terası özlesek de her şey yine son derece güzel ve özenliydi. Animasyon olayıyla pek ilgili olmadığımız için o konuda pek bir bilgim yok ama gördüğüm kadarıyla devamlı etrafta bir atraksiyon mevcuttu=) 
Aklıma gelenler bunlar, eğer başka bir şeyler hakkında fikrimi öğrenmek isterseniz yorum bırakabilirsiniz. Kemer' de kaldığımız oteli bir daha ki sefere yazmak üzere ve bir bavul dolusu kirli çamaşırı halletmek üzere uzaklaşıyorum=)     

1 Mayıs 2011 Pazar

Hafta sonu Antalya=)

Kaleiçi


                                                                       Deniz Restaurant


                                                                       Fiesta (SİDE)